Her Şey O’nu Anlatıyor

“Bütün yıldızları 
elinde tutamayan,
bir tek zerreye
Rab olamaz”

Kumsalda, kumdan kuleler yapmaya çalışan oğluma bir kum tanesini eline almasını ve uzağa fırlatmasını söyledim.
Bütün gücüyle fırlattı.
Sonra da:
-O kum tanesini bulabilir misin? dedim,
Masum ve şaşkınca bakarak:
– Ama bu imkansız, o kayboldu gitti, dedi.
Kumların üzerinde oturup sohbet ettik biraz. Uzayın hadsiz büyüklüğünden. Uzayla kıyaslandığında kocaman Dünya gezegeninin küçücük bir kum tanesi kadar kaldığından.
Biraz endişe ile:
– Ama dünya kaybolmuyor, değil mi babacığım, dedi.
-Kaybolmuyor ve hiç unutulmuyor, bir an bile.

Yılların ardında kaldı o sohbetimiz. Rüzgâr gibi geçti seneler. Sahilde kumlarla, midye kabuklarıyla oynadığı günler geride kaldı, belki de unuttu.
Ama Dünya hâlâ unutulmadı. Güneş alabildiğine ihtişamıyla, ışıl ışıl parlıyor hâlâ.
Hakikatin pırıltılarını fark edelim diye.
Gülümseyen güneşimiz, yıldızlarımız olsun.
Mütebessim çehrelerdeki ışıltılar, göğün parlaklığıyla yarışsın diye.
***

Astrofizikçi Prof. Dr. George Gamow kâinatın genişliğini anlatırken: “Yeryüzünün kumsallarındaki kumlardan daha fazla yıldız vardır” diyordu.

Atomların küçüklüğünü de şu cümle ile ifade ediyor: “Tutabileceğimiz en ufak madde parçasında, avuç içine konmuş bir tutam tozda, büyük okyanusların sahillerindeki kum tanelerinden daha fazla sayıda atom vardır.”
***
Muhteşem bir nizam var.
Atomlar da, galaksiler de tespih taneleri gibi intizamla iç içeler.

Tesadüfle izah edilmesi imkansız bu muhteşem nizam ve intizam, bu muazzam sistem ve denge, kendi kendine kurulmaz. Rastgele meydana gelemez. Bir tanzim ediciye muhtaç. Çünkü işleyen bir sistem; ilim ile hikmet, irade ile kudretin eseridir. Bu sistemi yaratan, en küçükten en büyüğe kadar her şeye hükmü geçen, ilim ve kudretinin sonsuzluğu her şeyi kuşatan bir “Zât” olabilir. Kainattaki nizam ve intizam lisanı, hikmet ve adalet sahibi bir Zâtı anlatır.

İntizam ve hikmet lisanıyla kainat, “Allah vardır, birdir, her şeyi yaratan O’dur” hakikatini ilan eder.
Bütün varlık alemi, gökler, yer ve içindekiler tek bir hakikati anlatır. Bir atomu kim yaratmışsa, çiçekleri de, yıldızları da O yaratmış. Bir zerrenin Rabbi, bütün yıldızları elinde tutandan başkası değil.

O, bütün âlemlerin Rabbidir. Bütün mevcudatın yaratıcısıdır.
***
Atomlar, yıldızlar ve kendi sahasında araştırmalar yapan birçok ilim adamı, önünde sonunda şunları söylüyor:

“Doğayı ne kadar çok anlamaya uğraşırsam Yaratıcı’nın çalışmalarına o kadar çok hayret ediyorum. Bilim, insanları Yaratan’a yaklaştırıyor.” Louis Pasteur
***
“Ya yıldızların her biri bir mühendistir veya onları yapan bir mühendis vardır!..” Voltaire.
***
“Allah’ın eşsiz intizam ve sanatının tecellisi olan şu varlık âlemine baktığım zaman, ilahi kudretin büyüklüğü karşısında vücudum ürperiyor ve titremeye başlıyorum. Kâinatın yüce mimarı en büyük matematikçidir.” Sir James Jeans.
***
“Kâinattaki planı meydana getiren sonsuz bir kuvvet sahibi yaratıcının varlığını inkâra kalkışmak akıl ve mantık kurallarıyla çelişir.” Prof. Dr. Will Draper.
***
“Kâinat yaratıcısına olan inanç, ilmi araştırmanın en kuvvetli ve en asil muharrik gücüdür.” “Allah, kâinatta zar oyunu oynamıyor.” Albert Einstein
***
“Allah’a inanmayan astronom delidir.” Edward Young
***
“Evrenin oluşumu bilimin gerçekliğine dayanır. Ama bu hiçbir şekilde, bilim kurallarını koyan ve onları da yaratan bir Tanrı olmadığı anlamına gelmez…” Hawking
***
Bir tabiat kanununu ifade eden her formül, Allah’ı öven bir ilahidir.” Maria Mitchell
***
“Hangi sahada olursa olsun ilimle ciddi şekilde meşgul olan herkes, ilmin mabedinin kapısındaki şu yazıyı okuyacaktır: “İman et”. İman, ilim adamının vazgeçemeyeceği bir vasıftır.”
Max Planck
***
“Bu sonsuz nizam okyanusu içerisinde Allah’ın varlığını itiraf etmekten başka bir şey yapabilecek durumda değiliz.” Prof. Dr. Claude M. Hatavai
***
“Kâinatta meydana gelen her olayı, Yaratıcı takdir buyurmuş ve yürümesi gereken planı o çizmiştir.” Prof. Dr. Edwin Faust.
***
“Şekiller, Yaratan’ın maddeye basılan mühürleridir.”
“İlahi kudretin büyüklüğünün yansıması, en küçükte de görülür.”  Zeno Bucher
***
“Fen bilimleri bardağından alınan ilk yudum sizi bir ateist yapacak gibidir. Fakat bardağın tabanında yaraticiya inanç sizi beklemektedir.” Heisenberg
***
“Her gün kullandığımız su bile büyük mucizelerle dolu.” Sergius Both
***
“O halde biz ezeli ve ebedi olan (eternal and eternal) Her yerde hazır ve nazır olan (omnipresent) Her şeyi bilen (omniscient) Her şeye gücü yeten (omninpotent) Her şeyi yaratan bir yaratıcıya (one god / To a creator who created everything) inanmalıyız, kabul etmeliyiz. (we must believe we must accept)”   Newton
***
“Serbest düşünmeden korkmayın. Eğer yeterince dikkatli ve derin düşünürseniz bilim tarafından yaraticiya zorlanırsınız”. Lord Kelvin
***

Sayısız yıldızlar ve hadsiz atomları Allah yaratmış. Muhteşem bir dengeyle ve görünmez kuvvetlerle birbirine  intizamla bağlamış. Muazzam süratleriyle, hareket ettiriyor. Muhteşem bir uyum içinde her birini ve hepsini birden döndürüyor.

İsrafsız bu sistemdeki muazzam faaliyetlerde görünen o ki; atomlar ve yıldızlarda dilediği gibi hükmeden Allah, saltanat ve haşmetin gerçek sahibidir. Kudret ve kemal, güç ve mükemmellik yalnız O’na aittir. Bütün varlıkları “Ol” emriyle yoktan var eden; O Zat-ı Zülcelal’dir.

Acaba yıldızlar, bir gün hakikatin ışığını fark edelim diye mi parlıyor, asırlar boyunca?

İlim sahasındaki çalışmalarda gözler önüne serilen neticelerin ruhunu şayet sıksak, şu ışıltılı damla süzülür:
“Bütün yıldızları elinde tutamayan, bir tek zerreye Rab olamaz!” Bediüzzaman

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın