İnsan sırlarla dolu bir yolcu…
Yolculuğun çocukluk dönemi masum ve berrak bir pınar…
Gençlik; coşan duyguların, gürül gürül çağlayanların köpürdüğü diyar.
Yorulmak, durulmak bilmez. Engeller karşısında yılmak yoktur. Yola devam etmek vardır. Hedef büyüktür. Koşmak gerektir.
İhtiyarlık, durgun göl… Yıldızları yansıtır geceler. Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın faslında akar anılar, ümitler. Yolculuğun her safhası ya bir şeyler katar insana ya da bir şeyler koparıp atar…
Katacakları bir şeyler her şeye bedel olan yolculuklar vardır.
Akıl ve kalpte yapılan yolculukların kazandırdığı değer ve ödül ise her şeye bedel.
* * *
Hani birçoğumuzun çocukluk anılarında yer alan bir kitap vardır, 80 Günde Devr-i Âlem. Jules Verne yüz elli sene kadar önce yazdığı bu romanında kahramanını dünya turuna çıkarır. İddiaya dönüşen seyahatte heyecan dolu bir macera yaşanır. Sonunda roman kahramanı ödülü hak eder.
“80 Dakikada Devr-i Âlem” bizi bir yolculuğa davet ediyor. Farklı bir yolculuk… Akıl ve kalpte yapılan ve bitmeyen yolculuktan kesitler veren bu kitap, bir tanıtım filmi gibi.
Bu filmin kahramanı dağlar, yıldızlar değil. Bu yolculuğu ancak insan yapabilir. Bu yetenek sadece insanda var. En en en önemli bir yolculuk bu… İnsana özel.
Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.