Dağ Gibi Bir Hakikat

Rüzgârların şiddetini dağlar nispeten azaltıyor. Yolculuğumuz şimdi dağlara…

Dağlarda harikulade güzellikler, manzaralar sergilenir. Sağladığı dağ gibi faydalar sürüp gelir. Havanın filtre edilmesi dağların görevidir. Hava akımlarının dengelenmesinde rol oynar. Arzın su deposu vazifesini görür. Pek çok faydalarla birlikte, sanki hazineli direklerdir. Haşmetli bir heybet var. Ekvator ile kutuplar arasında yaklaşık 100°C’lik ısı farkı olur. Dağların sıralanışı, rüzgârların doğması için motor görevi yapar. Böyle bir ısı farkı fazla engebesi olmayan yeryüzünde bir gerçekleşseydi… Hızı saatte 1000 kilometreye varan fırtınalar karşısında hiçbir şey ayakta kalmazdı.

Dağlar, kendi kendine canlıların yardımına koşuyor değil. İnsanı tanıyor değil. Bu faydalar, dilediği herkese layık olduğu ikramda bulunan kim ise O’nun kudreti ile gerçekleşiyor ve yardıma koşturuluyor.

Dağlar, dağ gibi bu hakikati seslendirir, milyonlarca yıldan bu yana. Gönüllerdeki coşku yankılanır dağlarda. Dağların zirvesine hangi yoldan çıkarsak çıkalım, görünen manzara aynı. Nihayetsiz Celal içinde, binbir Cemal yansıması…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın