Istırabın sessiz sözleri, insan ruhunun yaz yağmuru, kalpteki ateşe delil…
Tuzlu bir su diye geçiştirdiğimiz, insanoğlunun yaratılışından bu yana var olan, mükemmel terkibiyle “gözyaşı ve işletim sistemi” üzerinde durup, ibretle düşünmeye değer.
***
Gözyaşı; gözlerimizi mikroplara karşı koruyor. İçindeki lizozim enzimi, birçok bakteri türünü ve mikropları öldürme özelliğine sahip. Böylece gözlerimiz enfeksiyonlardan muhafaza ediliyor.
Lizozim, binaları mikroplardan temizlemekte kullanılan kuvvetli dezenfektanlarda yer alan maddelerden daha etkili. Bu kadar güçlü olduğu halde göze bir zarar vermiyor.
***
Gözyaşı yeterli miktarda üretilmediğinde, gözyaşı kuruluğu denilen hastalık ortaya çıkar. Gözlerde sürekli bir yanma ve gözün içinde kum dolu olduğu hissini uyandırır. Gözler şişer, kızarır ve hastalığın ileri safhasında, hasta gözünü kaybedebilir…
Gözyaşı, eczanelerde satılan göz damlası ile kıyas kabul etmez üstünlükte özellikler taşımaktadır. Hassas bir karışım oranı ile birleştirilen farklı kimyasal maddelerden oluşur ve %98.2’si ise su.
***
Gözyaşı, gözü enfeksiyondan korumak ve kuruluğun vereceği hasarın engellenmesini sağlamakla kalmaz.
Mikroskobik olarak pürüzsüz olmayan göz yüzeyinin, pürüzsüz optik bir yüzey olmasını da sağlar. Gözün kornea bölümüne, ihtiyaç duyduğu oksijen ve diğer besinleri temin eder.
Göze zarar verecek milyonlarca bileşiğin oluşabilme ihtimali varken, göz için hem böyle kuvvetli bir temizleyici görevi gören, hem de hiçbir zarar vermeyen gözyaşı, bir yaratılış mucizesidir.
***
Duygu dünyamız ile gözyaşı arasında esrarengiz bir bağ var. İç dünyamızın dehlizlerindeki binlerce duygunun habercisidir gözyaşı. Şu geçici, dünyada sevincin, hüznün, yaşamanın, varoluşun coşkusudur. Istırabın sessiz sözleridir, Kalpteki ateşe delildir, Ruhumuzun yaz yağmurudur…
Gözyaşı ve işletim sistemi, gözün yaratılışı ile eşzamanlı yaratılmasaydı, gözler korunamazdı.
Gözkapağı kaslarının eridiği ve iş göremez hale geldiği hastalıklar var. Gözkapakları kapanıyor ve normal şartlarda olduğu gibi açılmıyor. Görebilmek için hasta eliyle gözkapaklarını kaldırmak zorunda. Gözüne toz zerreleri kaçması durumu da ayrı bir dert. Bazı dertler gelmeden verilen nimetlerin değerinin farkında olmamak ise daha büyük bir dert…
***
Gözyaşı işletim sisteminin kendi kendine veya tesadüfen oluşması mümkün olmadığı gibi, gözlerle ve irtibatlı olduğu diğer organlarla eşzamanlı olarak tesadüflerle evrimleşip, mevcut uyumlu halin olması da imkânsız…
İç içe binlerce faktörden biri olmasa yaşamak mümkün değil. Bunların bütününün kendi kendine veya tesadüfen bir araya geldiğini iddia ederek, rastlantılarla ve evrimle izah etmeye çalışmak, akıl körlüğünden başka nedir ki?
Dikkatle üzerinde durup düşündüğümüzde, gözyaşı ülkesinin ne kadar büyüleyici sırlarla dolu bir diyar olduğunu fark ediyoruz. İnsan vücudunda ve Dünyada, tesadüfe tesadüf etmenin imkânsızlığını daha iyi anlıyoruz.
Aşikâr olan şu ki; sağlıklı ve net bir görüş için çok önemli bir değere sahip olan gözyaşını vücudumuzda ürettiren, bizi yaratan ve yaşatandır. Her şeyi hikmet ve rahmetiyle kuşatanın, rızasına ulaştıracak samimi gözyaşları ile kalplerin abdest alması ise insana ait bir sorumluluktur. İçimizdeki kirlerin samimi gözyaşları ile temizlenmesi O’nun kerem ve lütfundan..
Ne güzel demiş şair;
“Yaratan rahmetini kahrından üstün saydı
Ne olurdu halimiz, gözyaşı olmasaydı”
N.F.Kısakürek
Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.