“Gerçek düşmanlarımız sessizdir.”
Paul Walery
Binlerce yıl öncesinde olduğu gibi günümüzde de işletmelerin büyümesinde veya gevşeklik,
uyuşukluk bataklığına düşmesinde değişmeyen bazı iç faktörler var.
İnsanların tüm
duygularının başlangıcında var olan zihin ve gönlünde doğan çiçekleri yavaş yavaş solduran
sinsi düşmanları tanımak, hedefi olan insanlar için önemlidir. Gerçek düşmanlar sessizdir ve
belirgin olmayan düşmanlar daha tehlikelidir.
Gelişmemizin önündeki engelleri iyi
tanıdığımız ölçüde tedbirimizi alabiliriz.Bu amaçla işletmelerin gelişme yolculuğunu
engelleyen, atalet tuzağına sürükleyen sessiz düşmanları ele aldık.
***
Yeryüzü standartlarının zaman aşımı yok. Son kullanma tarihi yok.
Dün de, bugün de,
işleyen demir ışıldar. Duran demir paslanır. Hareketsiz su bulanır, kokuşur.
İşletmeleri atalet zindanına götüren, düşmanlar her zaman taarruzda oluyor ve olacak. Tedbir
alınmadığında, sorunlar çözülmediğinde işletmeleri felakete sürükler.
Bunları düşündüğüm esnada, “Münazarat”taki bazı değerli tespitler hatırıma geldi. Aforizma
gibi kısa ve özlü bazı tespitleri temel alan yorumlarımı izninizle paylaşmak istiyorum.
***
İşletmeleri atalet batağına düşüren, içimizdeki hep aynı düşmanlar. Bu düşmanların hepsi etki
alanımızda ve içimizde. Fark ettiğimizde üstesinden gelinebilecek bu düşmanlar, ilgi
alanımızdaki düşmanlardan çok daha tehlikeli.
Şöyle sıralayabiliriz:
1. Ümitsizlik
2. Üstünlük meyli
3. Acelecilik
4. Bencillik
5. Tembellik
6. İşi birbirine bırakmak
7. Haddini bilmemek
8. Rahat meyli
Bu maddeleri sırayla diğer yazılarımızda ele alalım.
Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.