Boğazımızda gerçekleşen mekanik ve elektrik çalışmaların yanında, uzay araçlarının çalışması sönük kalır.
Adeta tam bir trafik düğüm noktası, boynumuz… Sinirler, kan damarları, omurga kemikleri,
nefes ve yemek borularının bir arada geçtiği yer burası. Yemek, içmek, nefes almak ve
konuşmak için, boğazımızdaki karmaşık mekanizmaların uyumlu çalışması, hayatımızın devamı
açısından çok önemli.
Bilim insanları: “Bir kelime ile söylemek gerekirse, boğazımızda gerçekleşen mekanik ve
elektrik çalışmaların yanında, uzay araçlarının çalışması sönük kalır.” diyor. Bir lokmayı
yutarken, çok ince hesaplanmış ve çok dakik zamanlanmış, nice olaylar boğazımızda
gerçekleşiyor. Çiğnediğimiz bir lokmayı yutarken, mideye yollanacağına nefes borusuna
yollansa, nefes yolumuz tıkanır ve can boğazdan gidebilirdi. Çorbayı içerken, küçük dil yükselip
burun deliğine giden geçidi kapatmasa, çorbanın bir kısmı burnumuzdan gelirdi. Yaşantımız çok zorlayıcı bir hal alabilirdi.
***
Yemek borusunu mideye bağlayan yerde, valfa benzeyen kas, midenin baş edebileceği kadar
yemeği mideye gönderir. Problem çıkarmadığı müddetçe, farkında bile olmayız…
Boşboğazlık etmek yerine, sadece boğazımızda gerçekleşenler üzerinde birazcık düşünsek bile,
anlarız ki; Yaratılmışların en şereflisi ve seçme kabiliyeti en geniş olan insandır. Ancak, bizim yemek, içmek gibi en basit bir fiillerimizde bile, binde bir nispetinde payımız var. Hakiki tesir sahibi, yalnız Allah’tır.
“O, bana yediren ve içirendir.” ( 26 / 79)
***
Biz, bir lokmayı yutarken, bir yudum suyu içerken; bütün hamd ve senaların hak sahibi, yüceliği
her şeyden üstün Yaratıcımızın sonsuz cömertlik ve rahmetinin lütuflarını düşünmezsek çok
nankörlük etmiş olmaz mıyız?
Yaşamamız ve ölümümüz ile ilgili olayların gerçekleşmesinde, çok önemli rolü olan boğazımızı
yaratan O’dur..Bol rahmet eden, fark gözetmeden, ötekileştirmeden, herkesi en güzel tarzda
rızıklandıran, bereketi büyük olan, yaşatan ve öldüren O’dur..
***
Ancak insan bilebilir ki; Allah, nail olduğumuz her nimeti bize gönderendir
Zor durumlarla darlığımızda yalnız bırakmayan, tek sahibimizdir.
Musibet zamanında ümidimiz ve tek kurtarıcımızdır.
Yolumuzu şaşırdığımızda bizi kurtaracak rehberimizdir, tek yol gösterenimizdir.
Sebeplerin tesiri kesilip çaresiz kaldığımızda yegane sığınağımızdır.
***
Vücudunda gerçekleşen sayısız mucizelerin içtenlikle farkında olan bir insan; helal rızkın
boğazından geçmesi için çalışır. Allah’ın rızası yolunda nefeslerini değerlendirmeye gayret eder.
Yalan, gıybet ve kem sözlerin, nefes borusuna kaçan lokmadan daha tehlikeli olduğunun
idrakiyle söz söyler. Boğazının dokuz boğum olduğunu hatırında tutup, kötü söz söylemek
içinden geçtiğinde yutkunmayı tercih eder. Öfkesini tutmayı değil, yutmayı seçer. Gönül yapıcı
istikamette nefes harcar. Boğaz hırsı yüzünden nefsin oltasına takılmaz. Her nefeste ve son
nefeste “ağulu aşı, yağ ile bal etmek” sorumluluğuyla yaşar.
Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.