İşletmeler organik yapılar gibi, doğuyor, büyüyor ve ölüyor.
Kiminin ömrü bir mevsimlik… Kimi ulu çınarlar gibi. Yüzlerce yıl yaşıyor.
Ünlü bir ekonomistin yazısı dikkatimi çekmişti:
“İş hayatımızda, önümüzdeki beş yıl içinde, geçmiş elli yıldakinden daha fazla bir değişim ve dönüşüm yaşanacaktır. Bu değişime ayak uydurabilenler varlığını sürdürebilecek, diğerleri piyasadan silinecek.”
Ve devamla, “4F” kuralını öneriyordu: “Fast, focused, flexible, friendly” … Yani; hızlı, odaklanmış, esnek, cana yakın işletmeler ayakta durabileceklerdir, cümlesiyle de çıkış yolunu gösteriyordu
. Her zamanın bir hükmü var.
***
İş piyasasındaki rüzgârlara sözümüz geçmiyor. Fakat iş dünyası denilen okyanusta yelkenlerini ayarlama basiret ve becerisine sahip olan işletmeler hedeflerine doğru sessiz sedasız ilerliyor. Dün olduğu gibi bugün de.
Aynı rüzgârın etkisi altında yelkenlilerin kimi doğuya kimi batıya gidiyorsa, yönü belirleyen, rüzgârın kendisinden çok yelkenleri nasıl ayarladığımız.
Rotamızı belirlemek bizim sorumluluğumuz.
Deniz hep sütliman olacak değil. Kaptanın ustalığı deniz sakinken anlaşılmaz
.
***
İşletmenin hedefi insanların yetenek, fikir ve enerjilerini geliştiren ve açığa çıkaran yüksek performanslı bir “sağlıklı kuruluş” olarak kâr etmektir..
Sağlıklı işletmeler güven, dürüstlük ve ekip çalışması gibi temel insani değerlerden hareket ederler. Tüm pay sahiplerinin ihtiyaçlarını dengelerler, çünkü bu onlara hızlı, esnek bir çalışma kültürünün derin ve kalıcı rekabet üstünlüğünü sağlar. Böyle bir çalışma kültüründe çalışanlar aidiyet anlayışıyla davranırlar, çalışırken öğrenirler, kaliteye ve hizmete son derece önem verirler.
***
Yöneticileri, çözüm üreten ve mazeret üretenler diye ikiye ayırmak mümkün.
İlki için bilgi, fark oluşturmak, değişime ayak uydurmak ve nasip gerekli.
Diğeri için ise bunlardan birinin veya birkaçının olmaması yeterli.
Çözüm için yeterli gayreti göstermeden sorunlara odaklanıp şikâyet etmek, beceriksizim demektir.
Yapmaları gerekenleri yapmayan ve yapmamaları gerekenleri yapan işletmeler ne kadar güçlü olurlarsa olsun, atalet bataklığına sürüklenip batıyor.
***
Bu kitapta özellikle iş hayatında faydası olduğunu gördüğüm kılavuz değerlerin bir kısmına yer verdim. Konu ile ilgili bazı anekdot ve tecrübeleri paylaştık.
Kırk yılı aşan iş hayatımızda gördüğüm ve yaşadığım pek çok olay oldu. Aldığım bazı dersler ve faydasını gördüğüm kılavuz değerleri gençlerle paylaşma arzusu bu satırlara yansıdı.
Her birimiz ümidimiz kadar genç, karamsarlığımız kadar yaşlıyız.
İnanıyorum ki anlayışımızı geliştirdiğimiz, rotamızı düzgün belirlediğimiz ölçüde yarının fırtınalı havalarında daha huzurlu olmayı hak edebiliriz. Karşımıza çıkan, düşmanlık eden engelleri tanıdığımız ölçüde gerçekçi oluruz. Tedbirler aldığımız ölçüde huzurlu ve başarılı oluruz.
Kılavuz değerlerimizin sağlamlığı ölçüsünde engelleri daha kolay aşarız.
Yoksa eğikliğiyle ünlü Pisa kulesinin yüksekliğini artırmak, çöküşünü hızlandırmaktan başka bir anlama gelmez. Bu durum işletmeler yükselirken de geçerli.
***
Navigasyon cihazından sık duyduğumuz bir söz var: “Rota oluşturuyor.”
Varmak istediğimiz hedefi cihaza kaydetmek yeterli. En uygun yoldan, zaman kaybetmeden hedefe doğru ilerliyoruz. Nasipte varsa varıyoruz…
Eskiden navigasyon cihazı yoktu fakat dünden bugüne değişmeyen şey vicdan, akıl ve rehberlik eden değerlerle belirlenen rotalar.
Her seçimimizde bir rota oluşturuluyor…
Doğru hedef ve uygun bir rota ile başarı yolunda ilerliyoruz. Başardığımız şey gerçekten istediğimiz şeyse, yolculukta ve vardığımızda mutlu oluyoruz.
Başarılı olmadığımızda süreci gözden geçiriyor, planla-uygula-kontrol-önlem al çevrimine yoğunlaşıyoruz.
Mücadele netice vermezse harakiri yapmıyoruz.
“Hayırlısı olsun, nasip değilmiş”, deyip huzur içinde yeniden rotamızı ayarlıyor ve çalışmamıza devam ediyoruz.
Hedefe ulaştığımızda kibre kapılmıyor, ulaşmadığımızda yıkılmıyoruz.
Sorumluluğumuzu yerine getirmenin huzur ve şevki ile yeniden hedefimize kilitleniyoruz.
İş hayatı bu, fırsatlar da bitmez fırtınalar da.
Yeter ki akıl ve vicdana, sağlam değerlere uygun rotamız olsun.
Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.